Son bitirdiğim kitaptan
bahsetmek istiyorum. Jane Eyre' den sonra en güzel aşk romanıydı benim için.
Aşkın kirletildiği ve değersizleştirildiği yeni yapımların yanında bir altın
gibi değerli. Yazarımız Emily Bronte. Jane Eyre'nin kardeşi olması bir tesadüf
değil bu açıdan. Bronte kardeşler aşkın hakkını veriyor.
Benim
okuduğum versiyonu GOA yayınlarına ait. Ancak bir klasik olduğu için pek çok
farklı yayın evinden de bulunabilir.
Baş
karakterlerimiz Heathcliff ve Catherine. İkisi arasındaki imkansız denilebilecek
aşk, konumuz. Çocukluklarını aynı evde kardeş gibi geçiren bu iki kişi
büyüdükçe birbirlerine olan ilgisi değişmeye başlar. Ancak Catherine evin asil
kızı iken Heathcliff evlatlık ve fakir bir gençtir. Üstelik kaba
yaradılışlıdır. Ve tüm bunların yanında Catherin'in ağabeyi Hindley
Heathcliff'e nefret beslemekte, babası ölünce ona işkence etmektedir. Oysa
komşu malikane Trushcross Grange'de
yaşayan Edgar Linton Heathcliff'in aksine zengin, soylu, kibar ve zariftir.
Catherine seçimini Edgar Linton'dan yana kullanır ve işler iyice karışır. Kalbi
başka aklı başka konuşan genç ve güzel Catherine derin bunalımların, karanlık
günlerin bekçisi olacak ve Heathcliff'in bu seçim sonucu Edgar Linton'a
beslemeye başladığı kin iki ailenin sonraki kuşaklarını da kasıp kavuracaktır.
Heathcliff
Catherine
Edgar
Edgar&Catherine
Hareton&Caty
(Catherine'in ağabeyinin oğlu&Edgar ve Catherine'nin kızı Caty)
Heathcliff(çocukluğu)
Heathcliff&Catherine(Çocuklukları)
Heathcliff&Catherine
Kişilerin psikolojik
analizi kusursuz bir anlatımla okuyucuya aktarılıyor. Mantıklı sebep sonuç
ilişkileriyle sosyal meseleler ince ince işleniyor. Aşk, emek, vefa, hırs, kin
ve nefret ustaca işlenmiş. Kitap karmaşıklıktan uzak, temiz bir dile sahip.
Filminin de olduğunu
gördüm bugün. Hayalimdeki karakterle pek uymayan oyuncular seçilmiş ama izlemek
isterim.











Hiç yorum yok:
Yorum Gönder