16 Ağustos 2013 Cuma

Uğultulu Tepeler

Son bitirdiğim kitaptan bahsetmek istiyorum. Jane Eyre' den sonra en güzel aşk romanıydı benim için. Aşkın kirletildiği ve değersizleştirildiği yeni yapımların yanında bir altın gibi değerli. Yazarımız Emily Bronte. Jane Eyre'nin kardeşi olması bir tesadüf değil bu açıdan. Bronte kardeşler aşkın hakkını veriyor.
Benim okuduğum versiyonu GOA yayınlarına ait. Ancak bir klasik olduğu için pek çok farklı yayın evinden de bulunabilir.


Baş karakterlerimiz Heathcliff ve Catherine. İkisi arasındaki imkansız denilebilecek aşk, konumuz. Çocukluklarını aynı evde kardeş gibi geçiren bu iki kişi büyüdükçe birbirlerine olan ilgisi değişmeye başlar. Ancak Catherine evin asil kızı iken Heathcliff evlatlık ve fakir bir gençtir. Üstelik kaba yaradılışlıdır. Ve tüm bunların yanında Catherin'in ağabeyi Hindley Heathcliff'e nefret beslemekte, babası ölünce ona işkence etmektedir. Oysa komşu malikane Trushcross Grange'de yaşayan Edgar Linton Heathcliff'in aksine zengin, soylu, kibar ve zariftir. Catherine seçimini Edgar Linton'dan yana kullanır ve işler iyice karışır. Kalbi başka aklı başka konuşan genç ve güzel Catherine derin bunalımların, karanlık günlerin bekçisi olacak ve Heathcliff'in bu seçim sonucu Edgar Linton'a beslemeye başladığı kin iki ailenin sonraki kuşaklarını da kasıp kavuracaktır.


Heathcliff

Catherine

Edgar

Edgar&Catherine

Hareton&Caty
(Catherine'in ağabeyinin oğlu&Edgar ve Catherine'nin kızı Caty)
Heathcliff(çocukluğu)

Heathcliff&Catherine(Çocuklukları)

Heathcliff&Catherine




Kişilerin psikolojik analizi kusursuz bir anlatımla okuyucuya aktarılıyor. Mantıklı sebep sonuç ilişkileriyle sosyal meseleler ince ince işleniyor. Aşk, emek, vefa, hırs, kin ve nefret ustaca işlenmiş. Kitap karmaşıklıktan uzak, temiz bir dile sahip.

Filminin de olduğunu gördüm bugün. Hayalimdeki karakterle pek uymayan oyuncular seçilmiş ama izlemek isterim.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder